Üretkenlik · 2 Ağustos 2026 · 2 dk okuma
Karar Günlüğü: Verdiğim Kararda Kalabilme Sistemim
Yeni bir fırsat çıktığında eski kararı sorgulamak doğamda var. Çözümüm irade değil, sistem: kararları gerekçeleriyle yazmak.
Bir itirafla başlayayım: karar vermek benim için zor değil. Kararda kalmak zor.
Yeni bir fırsat, parlak bir fikir ya da ilginç bir yaklaşım gördüğümde, zihnim otomatik olarak eski kararı yeniden açar: "Acaba öbür yol daha mı iyiydi?"
Bu, meraklı ve hızlı düşünen herkesin tanıyacağı bir döngü. Ve maliyeti yüksek: sürekli yeniden açılan karar, hiç verilmemiş karardan daha yorucudur. Ekip için de öyle: yönü hafta başı değişen ürün, aslında yönsüzdür.
Çözümü iradede aramayı bıraktım. Sistemde buldum: karar günlüğü.
Nedir, nasıl çalışır?
Fikir utanç verici derecede basit. Önemli her kararı, verildiği gün şu şablonla yazıyorum:
- Karar: Ne yapmaya karar verdik? (Tek cümle)
- Bağlam: O gün elimizde hangi bilgiler vardı?
- Seçenekler: Neleri değerlendirdik, neden elemedik?
- Gerekçe: Bu yolu neden seçtik?
- Geri dönüş koşulu: Hangi somut sinyal gelirse bu kararı yeniden açarız?
Beş madde, on dakika. Ama etkisi büyük.
Günlüğün üç etkisi
1. "Acaba" nöbetlerini bitiriyor. Karar içimde yeniden açıldığında günlüğe dönüyorum. Çoğu zaman gördüğüm şu: yeni bir bilgi yok, sadece yeni bir heves var. Gerekçeler hâlâ geçerliyse konu dakikalar içinde kapanıyor, günler süren zihin kemirmesi olmadan.
2. Yeniden açmayı meşru ve disiplinli yapıyor. Bazen kararlar gerçekten yeniden açılmalı; inat da bir tuzak. Günlükteki "geri dönüş koşulu" burada devreye giriyor: koşul gerçekleştiyse gönül rahatlığıyla masaya geri koyuyorum. Fark şu: artık hevesle değil, sinyalle dönüyorum.
3. Geriye dönük dürüstlük sağlıyor. Sonuç kötü çıktığında günlük beni iki yalandan koruyor: "aslında ben demiştim" yalanından ve "hiç bilemezdik" yalanından. O gün ne bildiğimiz yazılı; karar o bilgiyle iyi miydi, kötü müydü, net görünüyor. İyi karar-kötü sonuç ayrımını yapamayan insan, şanstan ders çıkarır; karardan değil.
Ürün işinde ekstra değeri
Ekiple çalışırken günlük bir de iletişim aracına dönüşüyor. "Neden böyle yapmıştık?" sorusu (ki her üründe ayda bir gelir) artık arkeoloji gerektirmiyor. Cevap yazılı, gerekçesiyle birlikte.
Yeni katılan birine ürünün felsefesini anlatmanın en hızlı yolunun geçmiş kararların günlüğü olduğunu da gördüm: özellik listesi ne yapıldığını gösterir; karar günlüğü neden yapıldığını.
Basit araçların gücüne inanan biriyim. Bu, kullandıklarımın en basiti ve belki en etkilisi.
Siz önemli kararlarınızı yazıyor musunuz? Yazmıyorsanız ilk fırsatta deneyin: bir sonraki "acaba" nöbetinde farkı hissedeceksiniz.
Etiketler