Üretkenlik · 1 Ağustos 2026 · 2 dk okuma
Çok Fikirli Olmak Sorun Değil, Sistemsiz Olmak Sorun
Fikir üretmek benim doğam, durduramam. Sorun fikir bolluğu değil, her fikre aktif proje gibi davranmak. A/B/C portföy sistemimi anlatıyorum.
İtiraf ederek başlayayım: ben bir fikir makinesiyim.
Yolda yürürken bir sorun görsem, eve varana kadar zihnimde çözümün ekranları, gelir modeli ve ismi hazır olur. Bu abartı değil; doğal çalışma biçimim.
Uzun süre bunun bir zaaf olduğunu düşündüm. "Odaklan" tavsiyesini herkesten dinledim. Sonra fark ettim ki teşhis yanlıştı:
Sorun fikir üretmek değil. Sorun, her fikre aktif proje gibi davranmak.
Zihinsel yükün gerçek kaynağı
On fikriniz varsa ve hepsi "bir gün yapacağım" statüsündeyse, aslında on tane açık borcunuz var demektir. Her biri arka planda enerji tüketir, her yenisi öncekileri suçlu hissettirir.
Fikri öldürmek çözüm değil; bende işlemiyor, muhtemelen sizde de işlemez. İşleyen şey, her fikre bir seviye atamak.
A/B/C sistemi
Projelerimi üç kategoride tutuyorum:
A: Çekirdek ürünler. Gerçekten geliştirmek ve kullanıcıya ulaştırmak istediğim, aynı anda en fazla bir-iki proje. Takvimden yer alır, metriği olur, tamamlanma sözü buradadır.
B: Stratejik prototipler. Yeteneği ve ürün düşüncesini gösteren küçük, çalışan demolar. Amaçları büyümek değil; öğretmek ve kanıtlamak. Sınırlı zaman alırlar, bitince raporlanıp kapanırlar.
C: Fikir arşivi. Geri kalan her şey. Ölü değil, uykuda. Düzgün bir notla arşive girer: problem ne, kim yaşıyor, neden şimdi değil. Zihinden çıkar, dosyaya girer.
Sistemin sihri şurada: yeni bir fikir geldiğinde artık "yapmalı mıyım?" diye boğuşmuyorum. "Hangi kategoriye giriyor?" diye soruyorum. Cevap çoğu zaman C çıkıyor. Bu bir yenilgi değil, düzen.
Fikirleri C'den A'ya taşıyan filtreler
Bir fikir arşivden yukarı çıkmak istiyorsa şu sorulardan geçer:
- Gerçek ve sık yaşanan bir problem mi?
- Bu problemi yaşayanlara ulaşabiliyor muyum?
- Çözüm için para ödeyen biri var mı?
- Benim özel avantajım ne? Bu neden başkası değil de ben?
- İlk çalışan sürüm ne kadar sürede çıkar?
- Ve en dürüst soru: bunu gerçekten yapmak mı istiyorum, yoksa fikir mi hoşuma gidiyor?
Son soru en acımasız olanı. Çünkü fikrin cazibesi ile işin gerçeği farklıdır: fikir bir akşamda kurulur, ürün aylarca taşınır.
Üretkenliğin iki yarısı
Fikir üretmek üretkenliğin yarısıdır. Diğer yarısı: seçmek, tamamlamak ve geri kalanına bilinçli olarak "şimdi değil" demek.
İlk yarı bende doğuştan var. İkinci yarıyı sistemle kuruyorum. Ve kendimi artık ürettiğim fikirlerin sayısıyla değil, tamamladığım işlerle değerlendiriyorum.
Sizin fikir arşiviniz nerede duruyor: zihninizde mi, bir sistemde mi? Aradaki fark, uykunuzun kalitesi kadar ürünlerinizin kaderini de belirliyor olabilir.
Etiketler