Kariyer · 2 Ağustos 2026 · 2 dk okuma
Ekipteki Tercüman: Kod Yazmayan Ürün İnsanının Gücü
Kullanıcı, geliştirici, tasarımcı ve yönetim aynı dili konuşmaz. Aradaki çeviriyi yapan kişi görünmezdir ama ekibin hızını çoğu zaman o belirler.
Bir ürün ekibinde dört ayrı dil konuşulur.
Kullanıcı der ki: "Bu ekran kafamı karıştırıyor." Geliştirici der ki: "State yönetimini refactor etmemiz lazım." Tasarımcı der ki: "Görsel hiyerarşi kurulmamış." Yönetim der ki: "Bu çeyrek dönüşüm oranını artırmalıyız."
Dördü de haklı. Dördü de aslında aynı şeyden bahsediyor olabilir. Ama birbirlerini duyduklarında anladıkları şey çoğu zaman farklı.
İşte tam ortada bir rol var: tercüman.
Tercümanın işi ne?
Kartvizitlerde bu unvan yazmaz. Ama işleyişi şöyle görürsünüz:
- Kullanıcının "kafamı karıştırıyor" cümlesini alır, geliştiriciye "ilk açılışta üç seçenek aynı ağırlıkta sunuluyor, kullanıcı nereden başlayacağını bilmiyor" diye taşır.
- Geliştiricinin "bu, mimariyi bozar" itirazını yönetime "bu kısayol bize üç ay sonra iki sprint teknik borç yazar" diye çevirir.
- Tasarımcının estetik kararını iş hedefine bağlar: "bu sadeleşme, dönüşüm hunisindeki üçüncü adımı kaldırıyor."
- Yönetimin çeyrek hedefini ekip için somutlaştırır: "dönüşüm artışı bizim için önce şu iki ekranın onarımı demek."
Dikkat ederseniz tercüman hiçbir cümleye yeni bilgi eklemiyor. Sadece her mesajı, alıcısının karar verebileceği dile çeviriyor.
Ama o çeviri olmadığında ne oluyor? Toplantılar uzuyor, "ben onu demek istememiştim" konuşmaları çoğalıyor, ekip aynı hizada sanıp ayrı yönlere koşuyor.
Bu rolü kimse "atamaz"
İşin ilginç yanı: bu rol genelde organizasyon şemasında yoktur. Birileri onu fiilen üstlenir; çoğu zaman iki dünyayı birden görmüş kişiler.
Benim yolum böyleydi. Teknik tarafın tamamen içinden gelmiyorum; ama kullanıcıyla yıllarca birebir çalıştım, görsel üretimin mutfağında bulundum, geliştiricilerle ürün kurdum. Hiçbir odada "en uzman" ben değilim. Ama çoğu odada, iki uzmanın birbirini anlamasını hızlandıran kişi olabiliyorum.
Uzun süre bunu "tam mühendis olamama"nın tesellisi sandım. Artık öyle görmüyorum: köprü olmak, kule olmaktan daha az değerli değil. Kuleler zaten var; eksik olan çoğu zaman aradaki köprü.
Ekibinizde tercüman var mı?
Şu işaretlere bakın: Toplantılardan net kararla mı çıkılıyor, yoksa herkes kendi anladığıyla mı? Geliştirici, yaptığı işin kime ne değiştirdiğini biliyor mu? Kullanıcı geri bildirimi yol haritasına dönüşüyor mu, yoksa bir panoda mı bekliyor?
Cevaplar kötüyse eksik olan şey daha fazla uzman değil; uzmanları birbirine bağlayacak bir çevirmen olabilir.
Ve ekibinizde o kişi varsa (genelde sessizce yapar bu işi) değerini bilin. Şemada görünmez ama hız onun eseridir.
Sizin ekibinizde bu rolü kim üstleniyor? Ve daha önemlisi: o kişinin bunu yaptığının farkında mısınız?
Etiketler