İçeriğe atla
Semih Taliİletişim

Ana Sayfa / Blog / Ürün

Ürün · 2 Ağustos 2026 · 2 dk okuma

Yerelleştirme Çeviri Değildir: Ürün Türkçe Nasıl Konuşur?

Yıllarca profesyonel yazılımların Türkçe tarafında çalıştım. Öğrendiğim en net şey: kelimeleri çevirmek ile ürünü yerelleştirmek arasında dağlar var.

Yerelleştirme Çeviri Değildir: Ürün Türkçe Nasıl Konuşur?

Uluslararası bir yazılımın Türkçe versiyonunu açıyorsunuz. Bütün kelimeler Türkçe. Ama bir şey... yanlış.

"Oturum sonlandırma işlemini onaylıyor musunuz?"

Teknik olarak doğru çeviri. Ama hiçbir insan böyle konuşmaz. Türkçesi şu: "Çıkmak istediğinize emin misiniz?"

Yıllardır profesyonel yazılımların Türkçe ekosisteminde çalışıyorum: eğitim içerikleri, arayüz metinleri, kullanıcı iletişimi. Bu sürede öğrendiğim en net ders: çeviri kelimenin işidir, yerelleştirme deneyimin.

Kullanıcı çeviriyi değil, yabancılığı hisseder

Kullanıcı kötü yerelleştirmeyi dil bilgisi hatası olarak deneyimlemez; tıpkı kötü bir hata mesajı gibi güven kaybı olarak deneyimler.

Metin tuhafsa, kullanıcının zihninde şu düşünce belirir: "Bu ürün beni tanımıyor." Ve beni tanımayan ürüne kredi kartımı, projemi, verimi emanet etmem.

Bunun tersi de aynı güçle çalışır: kendi dilinde doğal konuşan ürün, kullanıcıyla arasındaki mesafeyi bir anda kapatır. Yerelleştirme bu yüzden bir "çeviri masrafı" değil, bir güven yatırımıdır.

İyi yerelleştirmenin görünmeyen katmanları

Kelimelerin altında, çoğu ekibin atladığı katmanlar var:

  • Ton. İngilizce arayüz "Oops!" diyebilir; Türkçede aynı samimiyet başka türlü kurulur. Tonu çevirmek, kelimeyi çevirmekten zordur.
  • Terim kararlılığı. "Render", "işleme", "görselleştirme"... hangisi? Cevabın ne olduğundan çok, her yerde aynı olması önemlidir. Terim değişkenliği, kullanıcı için ürünün kekelemesidir.
  • Kültürel bağlam. Örnekler, tarih formatları, para birimi, hatta ekran görüntülerindeki içerik. "1.000,50 TL" yazan ürün, "TRY 1,000.50" yazandan daha çok "buralı"dır.
  • Eğitim dili. Bir özelliği anlatan video ya da doküman, o dilin öğrenme alışkanlığına göre kurulmalı. Birebir çevrilmiş eğitim, anlatmaz; seslendirir.

Ürün insanına çevirisi

Bu deneyimden ürün geliştirmeye taşıdığım ilke şu: dil, arayüzün bir parçası değil; arayüzün kendisidir.

Buton yerleşimine gösterdiğiniz özeni metne göstermiyorsanız, tasarımınız yarımdır. Ve bir gün ürününüzü başka pazarlara açacaksanız, yerelleştirmeyi "çeviri bürosuna gönderilecek dosya" olarak değil, o pazardaki kullanıcı deneyiminin ta kendisi olarak planlayın.

Kelimeleri herkes çevirebilir. Ürünü konuşturmak ise ürün işidir.


Sizi "bu ürün beni tanımıyor" hissine sokan bir çeviri örneği hatırlıyor musunuz? En komik örnekleri duymak isterim.

Etiketler

yerellestirmekullanici deneyimiurun gelistirme
( İlgili )Bunları da okuyun

Çözülmeyi bekleyen bir sorununuz mu var?

Ürün fikrinizi konuşalım. Sorunu birlikte netleştirip nasıl bir çözüme dönüşebileceğine bakalım.

İletişime geç